Hırs, İrade ve Zafer: Ahmet Koç

Türkiye ve Avrupa Vücut Geliştirme Şampiyonu aynı zamanda Dünya beşincisi Ahmet Koç ile keyifli bir söyleşi yaptık. Avrupa Şampiyonluğu'ndan sağlıklı beslenmeye kadar her konuda konuşma fırsatı bulduk.

Hırs, İrade ve Zafer: Ahmet Koç

Türkiye ve Avrupa Vücut Geliştirme Şampiyonu aynı zamanda Dünya beşincisi Ahmet Koç ile keyifli bir söyleşi yaptık. Avrupa Şampiyonluğu'ndan sağlıklı beslenmeye kadar her konuda konuşma fırsatı bulduk.

29 Ekim 2016 Cumartesi 16:33
Hırs, İrade ve Zafer: Ahmet Koç

Ahmet Hoca bizi  Beylikdüzü'ndeki salonunda sıcak bir şekilde karşıladı. Adetten olduğu üzere sorduk sorumuzu:

 Ahmet Koç kendisini nasıl tanımlar?


- Ahmet Koç 25 yaşında her zaman hırsıyla ön planda olan, vücut geliştirme sporuna hayatını vermiş, azmetmiş, bu yolda engelleri sistematik bir şekilde aşarak bulunduğu noktaya gelen, bununla da yetinmeyen, hedeflerine doğru adım adım yol alan birisi.


Vücut geliştirmeye ne zaman başladınız?


- Ben 14 yaşına kadar gayet güzel futbol oynardım ancak televizyonda gördüğümüz bir Arnold, bir Rambo hep ilginç gelmiştir. Bu nasıl bir vücut, nasıl bir adam bende böyle olabilir miyim acaba derken kendimi bir anda bu sporun tam merkezinde buldum. Herkes gibi bende amatör bir şekilde başladım.Ülkemizde maalesef vücut geliştirme hakkında gerçekten bilgili insan sayısı çok az.

Düzenli beslenemedik, bilinçli eğitilmedik. Ancak daha sonra bu sporla gönül bağımı kurunca kötü alışkanlıklardan uzak durdum, arkadaşlarımla vakit geçirmek yerine spor salonuna gittim, insanlar dışarıda eğlenirken ben makinelerde saatlerimi harcadım ancak bütün bunların karşılığını da aldım.

Bizim toplumumuzda her anne baba ister ki "çocuğum okusun da doktor olsun, mühendis olsun." Aileniz bu spora başladığınızda ne gibi bir tepki verdi?


-  Annem bana çok düşkündür, benim bu tarz meslekler edinmemi çok istedi. Beni her zaman destekledi. Annemin gönlünden geçen öğretmen olmamdı ancak  öğretmen olmak benim  ilgimi çekmiyordu. Ben sporu, spor yapmayı çok seviyordum her zaman sporun içerisinde oldum, sürekli okuldan halı sahalara, spor salonlarına kaçardım.

Vücut geliştirmeye ilk başladığımda annemde çoğu insan gibi olumsuz baktı ne yazık ki.  Sağdan soldan duyulan bilgilere göre hareket ettiler. Örneğin" ne yapacaksın sporu bari git bir işe gir çalış" mantığındaydılar.  Ancak ne zaman Ahmet gerçekten başarılı olmaya başladı o zaman tamamen arkamda durdular. En zor zamanlarımı ailemin desteğiyle atlattım. 

Ben Anadolu çocuğuyum, bilirsiniz genelde bizim Anadolu aileleri bir sigortalı işi olsun, sabah gitsin akşam gelsin tarzında monoton bir düzeni hayat olarak algılar. Ben hiçbir zaman bu anlayışta olmadım. Ben her zaman kendini geliştirmeye hevesli, yeni bilgiler öğrenmeye aç bir insanım ve bu spora hayatımı verdim gerçekten, şuan olduğum noktada da durmayacağımdan herkes emin olabilir hedeflerim var. Daha yolun başındayım diyebilirim. hedeflerim doğrultusunda ilerlemekte kararlıyım.

Fitness'ta başarılı olmanın anahtarı nedir sizce?


-Bir kere bu iş sabır isteyen bir iş ve nankör bir spor. Bunu anlatabilecek en uygun söz 'İşleyen demir pas tutmaz' atasözümüdür. Vücut geliştirme sporu da aynı böyledir. Emek harcayarak belirli bir düzeye gelirsiniz ancak biraz ara verirseniz, gevşerseniz, antrenmanları aksatırsanız, beslenme programının dışına çıkarsanız eski halinizden daha kötü bir hale dönebilirsiniz.

Altını çizmek gerekirse bu iş sabır gerektiren, emek gerektiren ve hırs gerektiren, irade gerektiren bir iş. Kendi kültürümüze baktığımızdaysa bizde başarılı insan sayısının az olması bunların eksikliğinden kaynaklanıyor.


Spor salonlarına kaçan genç Ahmet Koç'tan Avrupa Şampiyonu Ahmet Koç olana kadar geçen süreç nasıldı?


Ben 2014 yılında ilk kez katıldığım yarışmada Türkiye Yedincisi oldum, o zaman benimle alay eden çok oldu ancak kimse benim ne zorluklar çekerek bu noktaya geldiğimi bilmiyordu. Ben her şeye rağmen pes etmedim. Yedinci oldum, ertesi gün tekrar diyete başladım, tekrar antrenmana başladım. Daha sonra Türkiye Beşincisi oldum bununla da yetinmedim.

Kendimi daha iyi tanıdım ve sıkletimi değiştirdim. Öncelikli olarak atletik fizik klasmanında yarıştım. Bacaklarım çok iyi olduğu için klasik body building yarışmasına girdim ve ilk yarışmamda Türkiye Şampiyonu oldum. Şampiyonluk aynı zamanda milli takımında kapılarını açtı. Daha sonra Salvador'da Dünya Beşincisi oldum. Ancak bunun altını çizerek belirtmek istiyorum ki orada Türk olduğum için çok haksızlığa uğradım. Bütün bu olaylar beni sadece motive ediyordu asla pes etmedim. Geçtiğimiz Mayıs ayındaysa  İtalya'da Avrupa Şampiyonu oldum.

Peki Ahmet Koç bu başarılarla yetinecek mi?


-ASLA!  Hedefim 3 kulvarda da şampiyonluk. Başkalarının söylediklerine kulak asmaktansa kendi iç sesimi dinliyorum. Bunu yapabilirsin Ahmet diyor bana. Tekrar Avrupa Şampiyonu olmayı istiyorum. Brezilya'da yapılacak Kainat şampiyonluğu'nu  da çok istiyorum ama en çok istediğim şey Dünya Şampiyonluğudur. Bunu da ilk kez bu röportajda söylüyorum.

Gerçekten etkileyici bir hayat öyküsü. Hocam, malum önümüz kış sağlam bir bünye için bir insan nasıl beslenmelidir?


- Havalar soğudu, salgınlar artmaya başladı. Bir insan neden salgın hastalığa yakalanır? Spor yapmadığından dolayı, sağlıklı beslenmediğinden dolayı, bağışıklık sisteminin güçsüz olduğundan dolayı çabucak hasta oluyor.

Peki ne gibi tedbirler almalıyız?


- Bir kere bağışıklık sistemini güçlendirecek en önemli şey spordur. Araba nasıl bakıma girerse insan da spor salonunda kendine bakım yapar. Yeşilçay ve ıhlamur tüketmemiz çok önemli, Vücudumuza yeterli miktarda c vitamini almalıyız meyve sebze tüketmeden hastalıklardan korunmak mümkün değil.
Günde en az 2 litre su içmeliyiz. Gün içerisinde minikte olsa egzersizler yapmamı gerek örneğin 3 kat için asansör yerine merdiven kullanmak gibi. Spor yapmanın ciddi bir masrafı yok aslında. Biz her zaman sebeplerin arkasına saklanan varlıklarız. Günümüzde spor salonlarına verdiğimiz parayı bazen tek bir yemeğe verebiliyoruz. Ancak Benim gibi profesyonel sporcular ciddi bir şekilde bu işe emek harcamak zorundalar ama normal bir insan sporu daha sağlıklı bir yaşam için, özgüven kazanmak için yapıyor.

 Her şeyden önemlisi diyet. Diyet yapmazsanız boşa kürek çekersiniz.  Salonda saatler harcamak değildir sadece spor yapmak, yeter ki iste bahanelerin arkasına saklanma. Senin bünyene uygun hazırlanmış bir programa başla, başla ama devam et.


Diyetten konu açılmışken, kilo vermede yapılan hatalar nelerdir?


İnsanların çoğu koşu bandında saatler harcayarak kilo vereceğini zanneder. Böyle bir şey kesinlikle doğru değil. Yağ oranını düşürmeyi üç parametrede ele alırız. 1 diyet her şeyden önemlisi budur. ikinci ölçütümüz egzersiz ve son olarak da  sağlık durumumuz. Çoğu eğitmen arkadaşımız bu durumun farkında değildir. Eğer vücutta hormonsal bozukluklar varsa o kişinin kilo vermesi çok zordur. Bu gibi durumlarda  tıbbi destek alınmalıdır.
 
Bir diğer konu diyet yapmak demek hiçbir şey yememek değildir. Örneğin soruyorum diyet yapıyor musunuz? Ekmek yemiyorum hocam şeklinde cevap alıyorum. Diyet yapmayı sadece ekmek yememek üzerine kurgulamışız görüldüğü gibi. Diyet yapmak demek asla aç kalmak demek değildir. Sağlıklı beslenmek demektir diyet yapmak.  Adam ekmek yemiyorum diyor ama spordan sonra soluğu kebapçıda alıyor.

Günümüzde bilinçli spor yapan, sağlıklı bir yaşam süren insan sayısı ne yazık ki çok az. Ben herkesten haftanın en az 3-4 gününü sağlıklı bir yaşam için spor salonlarına ayırmalarını istiyorum. 3 beyazdan, kötü alışkanlıklardan kesinlikle uzak durmalarını istiyorum.  Bunlara dikkat edildiği takdirde fit bir görünüm, sağlıklı bir yaşam daha mutlu bir yaşam hissedeceksiniz.

Ahmet Koç'a bu keyifli söyleşi nedeniyle teşekkürlerimizi ileterek salondan ayrıldık.

MAHMUT ENES AĞCA- HABERBUHABER ÖZEL HABER

 
 

Son Güncelleme: 02.12.2016 21:09
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.