Cep telefonları intihara neden oluyor!

Türkiye'de giderek yaygınlaşıyor. Özellikle gençler arasında korkutucu boyutta...

Cep telefonları intihara neden oluyor!

Türkiye'de giderek yaygınlaşıyor. Özellikle gençler arasında korkutucu boyutta...

31 Ekim 2016 Pazartesi 17:02
Cep telefonları intihara neden oluyor!
Batıda intiharlara yol açan, Türkiye'de de giderek yaygınlaşan nomofobi (cep  telefonundan mahrum kalma korkusu) ile netlessfobinin (internetsiz kalma korkusu)  oluşturduğu tehdit endişe verici boyutlara ulaştı

Üsküdar Üniversitesi Kurucu  Rektörü Prof. Dr. Tarhan:  

Bağımlı akıllı telefonuna, internete ulaşamayınca  endişe içine girip kriz geçiriyor. Tıpkı uyuşturucu kullanımı gibi.
Sosyal  temas olmadığı için Batıda bu bağımlılıklardan kaynaklı ileri yaş intiharları  arttı. Bu bağımlılıklara kapılan bireyler zevk odaklı kişilerdir. Bu da zihnin  depresif olması ile ilgilidir. Tedavi edilmemesi halinde alzaymır hastalığına  dönüşme tehlikesi vardır

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Öğretim Üyesi  Prof. Dr. Saygılı:

Oyun oynayıp internete giriyorlar, cihazın türlü  marifetlerinden yararlanıyorlar. Bu da haliyle bir bağımlılık oluşturuyor. Orta  yaş ve üstü için bu tip bağımlılıklar söz konusu değil ama gençler onunla doğmuş,  onunla büyümüş. Dolayısıyla nomofobi, netlessfobi gibi korku türlerinin yeni  nesilde görülmesi normal

Teknolojik ilerlemeyle ortaya  çıkan ve gençliğin ruhsal sağlığını hedef alan modern çağın yeni sorunları  nomofobi (cep telefonundan mahrum kalma korkusu) ile netlessfobinin (internetsiz  kalma korkusu) oluşturduğu tehdit endişe verici boyutlara ulaştı.

Özellikle gençler arasında daha sık karşılaşılan cep telefonundan  mahrum kalma korkusu, yani İngilizce “no mobile phobia” kelimelerinden türetilen  nomofobi ile internetsiz kalma korkusu olarak tanımlanan “netlessfobi” günden  güne artıyor. Batıda intiharlara yol açan, Türkiye'de de giderek yaygınlaşan  nomofobi ile netlessfobi, akıllı telefon ve internete ulaşma imkanlarının  artmasıyla endişe verici bir boyut kazandı.

Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, AA muhabirine  yaptığı değerlendirmede, akıllı cihazların yoğun ve kontrolsüzce kullanılmasının  sosyal ve psikolojik anlamda olumsuz sonuçlar doğurduğuna dikkati çekerek,  bağımlı olmuş bireylerde cep telefonundan ve internetten uzaklaşmanın endişeye  yol açtığını belirtti.

Akıllı telefonların zararlı kullanımı ve internette aktif olamama  durumuna dair 15-24 yaş kuşağı arasında sanal bir bağımlılık oluşturduğunu  belirten Tarhan, bu bağımlılık türünün 2013’te literatüre "davranışsal  bağımlılık" olarak girdiğini söyledi.
Bağımlılık ilaç tedavisi ve terapi gerektirir

Nomofobi ve netlessfobinin zihinde aşırı uğraş oluşturduğunu kaydeden  Tarhan, bu bağımlılık türlerinin beyindeki ödül-ceza sistemini bozduğunu  vurguladı.

Prof. Dr. Tarhan, sözlerini şöyle sürdürdü:

Bağımlı olan kişi cihaza ulaşamayınca korku paniğe kapılabiliyor.  Akıllı telefonuna, internete ulaşamayınca endişe içine girip kriz geçiriyor.  Tıpkı uyuşturucu kullanımı gibi. Örneğin atlayıp 90 km gidip telefonunu alıp  geliyor. Ya da araç kullanırken mesaj atmaya çalışmak, internete ve sosyal  mecralara bakmak bu bağımlığın yansımalarına örnektir. İşte burada bağımlılık  oluşmuş demektir. Zira aşırı zihinsel uğraş meydana gelmiş oluyor.

Nomofobi ve netlessfobinin bireydeki tipik belirtilerinin eskiye  nazaran daha çok görülmeye başladığını vurgulayan Tarhan, güne başlarken ilk iş  akıllı telefon ve interneti kontrol etme, gittikçe artan kullanım, yoksun kalma  halinde kriz gibi belirtilerinin olması halinde kişinin bağımlı olabileceği  uyarısında bulundu.

Tarhan, belirtilerin aynı zamanda günlük hayatı bozduğuna işaret  ederek, “Beynin ödül-ceza sistemi bozulmuştur. Dolayısıyla kişi hasta kabul  edilir ve bu durum tedavi gerektirir.” diye konuştu.
 
Nomofobik ve netlessfobik vakalarda artış olduğunu söyleyen Tarhan,  kendi kliniklerinde de benzer vak'alarla karşılaştıklarını kaydetti. Özellikle  ergenlik çağındaki çocuklarda akıllı cihazlar ve internette daha çok zaman  geçirmek için okulu reddetme gibi eğilimlerin ortaya çıktığını ifade eden Tarhan,  tedavinin iki aşamada gerçekleştiğinin vurguladı
.
Tarhan, tedavi yöntemini ise şöyle açıkladı:

Beynin kimyası bozulduğu için 2-3 haftalık bir ilaç tedavisi  uyguluyoruz. Yani kişiyi hastaneye yatırıyoruz. İlaçla beraber bireyi akıllı  cihazlardan ve internetten yoksun bırakıyoruz. Sonrasında ise bireysel ve grup  terapileri ile tehlikeli ve zararlı kullanım algısı oluşturuyoruz.

Alzaymır hastalığına dönüşme tehlikesi var


Hastalığın beyni tembelleştirip hayal kurmayı da engellediğini ifade  eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Birey uzun vadede hayal kurmayı unutuyor. Hayal  endüstrisi dediğimiz sinema, televizyon gibi unsurlar, fazla muhatap olmaktan  dolayı kişide hazır ilgi alanları oluşturuyor. Birey bu defa önüne hazır geleni  tüketmeye alışıyor, böylece çalışmayan tembel beyinler ortaya çıkıyor.” görüşünü  dile getirdi.
İnsanlık tarihinde ilk defa böyle bir dönem yaşandığını vurgulayan  Tarhan, şöyle devam etti:

Tüm dünyada bununla ilgili risk analizi yapılıyor. Sosyalliği  bozuyor. Düşünce alışkanlığını değiştiriyor. Kişi, beyinde deha adacıklarına  sahip olmasına rağmen sohbet edemez hale geliyor. Sosyal zekaları düşük,  mantıksal zekaları yüksek çocuklar yetişiyor. Sosyal temas olmadığı için Batıda  bu bağımlılıklardan kaynaklı ileri yaş intiharları arttı. Bu bağımlılıklara  kapılan bireyler zevk odaklı kişilerdir. Bu da zihnin depresif olması ile  ilgilidir. Tedavi edilmemesi halinde alzaymır hastalığına dönüşme tehlikesi  vardır.

Ebeveynlere tavsiyelerde bulunan Nevzat Tarhan, “Çocuğu 12 yaşına  kadar mahrum bırakıp bir anda akıllı cihazları eline tutuşturmak doğru değil.  Anne babalar kontrollü bir şekilde çocuğun akıllı telefonlarla, internetle  tanışmasını, onu kullanmasını temin etmeli. Amacına uygun kullanılmasını  sağlamalı. Bir de tabii medya okur yazarlığı gibi internet okur yazarlığı  geliştirmek lazım.” dedi.


Nomofobi ile netlessfobinin yeni nesilde görülmesi normal


Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefa  Saygılı, nomofobi ve netlessfobinin sosyal ilişkileri bozduğunu vurgulayarak,  “Yeni nesil akıllı cihazlarla adeta yapışık bir hayat yaşıyor. Cihazları  hayatlarının bir parçası haline gelmiş durumda. Telefon numaraları bu insanlar  için kimlik gibi olmuş.” dedi.
Saygılı, yeni neslin akıllı telefonlarla internete girerek ya da Oyun  oynayarak cihazın marifetlerinden faydalandığını, bu durumun da bağımlılık  oluşturduğunun altını çizerek, şöyle konuştu:
Oyun oynayıp internete giriyorlar, cihazın türlü marifetlerinden  yararlanıyorlar. Bu da haliyle bir bağımlılık oluşturuyor. Orta yaş ve üstü için  bu tip bağımlılıklar söz konusu değil ama gençler onunla doğmuş, onunla büyümüş.  Dolayısıyla nomofobi, netlessfobi gibi korku türlerinin yeni nesilde görülmesi  normal. Diğer yandan ise işin toplumsal yanı farklı sorunlara neden olabiliyor.  Örneğin sohbet geleneği yara alıyor. Mevcut durum bu alışkanlıklara uyum sağlasa  da kültürde bir farklılaşma meydana geliyor.”

Kaynak: Milliyet
Son Güncelleme: 31.10.2016 17:07
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.