Halisdemir'i şehit edenler ağırlaştırılmış müebbetle yargılanacak

FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin Ankara'daki soruşturmalara yönelik ilk iddianame kabul edildi. Ömer Halisdemir'in de şehit edildiği Özel Kuvvetler Komutanlığındaki eylemlere ilişkin iddianamede 18 sanık yer alıyor.

Halisdemir'i şehit edenler ağırlaştırılmış müebbetle yargılanacak

FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin Ankara'daki soruşturmalara yönelik ilk iddianame kabul edildi. Ömer Halisdemir'in de şehit edildiği Özel Kuvvetler Komutanlığındaki eylemlere ilişkin iddianamede 18 sanık yer alıyor.

01 Aralık 2016 Perşembe 17:39
Halisdemir'i şehit edenler ağırlaştırılmış müebbetle yargılanacak

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz'daki darbe girişimine ilişkin başkentteki soruşturmalara yönelik ilk dava, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca açıldı.

Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan, Astsubay Ömer Halisdemir'in de şehit edildiği Gölbaşı'nda bulunan Özel Kuvvetler Komutanlığındaki eylemlere ilişkin davanın iddianamesinde 18 sanık yer alıyor.

Ağırlaştırılmış müebbet hapis istemi

Sanıklardan 17'sinin "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs", "Türkiye Cumhuriyeti hükümeti ile TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs" ve "nitelikli kasten öldürme" suçlarından dörder kez, sanık Mihrali Atmaca'nın da 5 kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Ayrıca, bütün sanıkların "silahlı terör örgütü üyeliğinden" 7,5 yıldan on beşer yıla kadar hapsi talep ediliyor.

İddianamede Astsubay Ömer Halisdemir "şehit", darbe girişiminde bulunan Albay Ümit Bak'ın emir Astsubayı Nedim Şahin de "maktul" olarak yer alıyor.

Şehit Halisdemir'in eşi Hatice Halisdemir ile İsmail Oğuz ve Ayşe Şahin'in "müşteki" olarak yer aldığı davanın sanıkları ise şunlar:

"Ahmet Kara, Ahmet Muhammed Demi̇rci̇, Ali̇ Güreli̇, Ali̇ Solmaz, Cemal Güleç, Ci̇hat İbrahi̇m Yörük, Erhan Almaz, Erkan Kütükcü, Fati̇h Şahi̇n, Furkan Aslanbay, Gökay Engi̇n, Hali̇t Çeli̇k, Harun Topbaş, Hasan Aksoy, Hüseyi̇n Oğuz, İsmai̇l Çınar, Mehmet Bi̇lge ve Mi̇hrali̇ Atmaca."

'Örgütün ele başı Gülen'in talimatı ile yapıldığı anlaşılmaktadır'

İddianamede, "Darbe teşebbüsüne ilişkin soruşturmalar kapsamında FETÖ/PDY üyesi bir kısım asker ve kamu görevlilerinin ifadelerinden, darbe teşebbüsünün anılan terör örgütünün lideri Fetullah Gülen'in bilgisi ve talimatı ile yapıldığı ve sivillerin katledilmesi, kamu görevlilerinin şehit edilmesi başta olmak üzere ortaya çıkan maddi ve manevi zarardan, adı geçenin başında olduğu terör örgütünün sorumlu olduğu anlaşılmaktadır." ifadeleri yer alıyor.

İddianameyi kabul eden Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesinin duruşma gününü henüz belirlemediği öğrenildi.

İsimler saat 21.30 sıralarında Özel Kuvvetler Komutanlığına iletildi

İddianamede, darbeye teşebbüs eylemi kapsamında 15 Temmuz 2016'da Genelkurmay Başkanlığını ele geçiren TSK'ya sızmış örgüt üyelerince sanki emir komuta zinciri içerisinde gerçekleşiyormuş gibi sıkıyönetim emri, sıkıyönetim komutanları ve sıkıyönetim mahkemesi hakimlerinin isimlerinin bulunduğu direktiflerin saat 21.30 sıralarında Özel Kuvvetler Komutanlığına iletildiği anlatıldı.

Sözde atama listesine göre, Tuğgeneral Semih Terzi'nin 1. Özel Kuvvet Tugay Komutanlığından Özel Kuvvetler Komutanlığına atandığı belirtilen iddianamede, bu yazıların darbeye teşebbüs faaliyetinde yer alan ve Özel Kuvvetler Komutanlığındaki darbe faaliyetini yöneten Albay Ümit Bak'ın aralarında bulunduğu isimlerce değerlendirilerek darbe teşebbüsü eyleminde yer almayanları da ikna etmeye çalıştıkları belirtildi.

Harekat merkezi vardiya amiri Turgay Usanmaz, Nedim Şahin, Muzaffer Han ve Şenol Soylu'nun karargahta tam teçhizatlı ve silahlı olarak hazır bulundukları ifade edilen iddianamede, bu kişilerin eyleme katılmayan askerlere silah doğrulttukları kaydedildi.

Karargaha telefonla ulaşan Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı'nın ise Albay Ümit Bak'ı ikna etmeye çalıştığı, sıkıyönetim emirlerinin ve eklerinin geçersiz olduğunu beyan ettiği ve kendisinin emirlerini dinlemesi konusunda Albay Bak'a uyarıda bulunduğu bilgisine yer verilen iddianamede, Bak'ın bu durumu kabul etmeyerek yeni komutanın Semih Terzi olduğunu söylediği bildirildi.

'Bu işin sonunda şehadet var'

Bunun üzerine Korgeneral Aksakallı'nın o sırada karargahta bulunan emir subayı Astsubay Ömer Halisdemir'i cep telefonundan aradığı ve Terzi'nin, darbeye teşebbüs eyleminin içinde yer alan vatan haini olduğunu, kesinlikle karargahın komutasını ona bırakmamasını ve bu işin sonunda şehadet olduğunu söyleyerek emir verdiği belirtildi.

İddianamede, Astsubay Ömer Halisdemir'in de vatansever bir asker refleksiyle kendisine verilen emri hiçbir şekilde sorgulamadan "emredersiniz komutanım" karşılığını verdiği yer aldı.

Semih Terzi'nin Silopi'den Diyarbakır'a buradan da bir kısım tim personeliyle Ankara Etimesgut'taki Özel Hava Alay Komutanlığına indiği anlatılan iddianamede, 7 tim personelinin Özel Kuvvetler Komutanlığına gitmeyi kabul etmeyerek Etimesgut Havaalanı'nda kaldıkları aktarıldı.

İddianamede, Semih Terzi ve beraberindeki Ahmet Kara, Fatih Şahin, Furkan Aslanbay, Mihrali Atmaca, İsmail Çınar, Halit Çelik, Gökay Engin, Mehmet Bilge, Harun Topbaş, Ahmet Muhammed Demirci, Cemal Güleç, Ali Güreli, Ali Solmaz, Erkan Kütükçü, Erhan Almaz, Cihat İbrahim Yörük, Hasan Aksoy, Hüseyin Oğuz'un iki helikopterle Özel Kuvvetler Komutanlığının VIP alanına indikleri, Terzi'nin, güvenlik sağlandıktan sonra helikopterden çıktığı belirtildi.

Semih Terzi'yi 02.16 sıralarında vurdu

Terzi'nin, Albay Ümit Bak, Astsubay Turgay Usanmaz ve sivil kıyafetli Ali Kapucu tarafından karşılandığı ifade edilen iddianamede, yaşananlar şöyle anlatıldı:

"Korgeneral Zekai Aksakallı'dan, Semih Terzi'nin darbeye teşebbüs eden hain olması nedeniyle kışlanın yönetiminin kendisine verilmemesi talimatını alan Astsubay Ömer Halisdemir dikkat çekmeden Terzi'yi karşılayanların arasına karışmış, bu şekilde karargah binasına doğru yürümeye başlamışlardır. Karargah binasına çok kısa bir mesafe kala Semih Terzi'nin sağ tarafından yaklaşan Halisdemir, vatansever bir asker davranışı ile beylik tabancasını çıkartarak Özel Kuvvetler Komutanlığının yönetimini darbecilere teslim etmemek adına Tuğgeneral Semih Terzi'ye yaklaşık 3-4 defa sağ tarafından ateş ederek, saat 02.16 sıralarında vurmuştur."

Halisdemir'in karargahın girişine göre sağ tarafında bulunan ağaçlık alana doğru kaçmaya başladığı anlatılan iddianamede, şu tespitlere yer verildi:

"Bu durumu beklemeyen darbeye teşebbüs eylemi içinde yer alan Terzi'nin yanındaki bütün şüphelilerin mevzi pozisyonu aldıkları, tim personeli Hasan Aksoy'un havaya bir el ateş açtığı, Halit Çelik'in de çalılıklara ve havaya ateş açtığı, bu sırada mevzi pozisyonu almayan Binbaşı Fatih Şahin'in kaçmaya çalışan Astsubay Ömer Halisdemir'in arkasından kısa mesafeden uzun namlulu silahı ile 11-12 el ateş ederek Halisdemir'i vurduğu anlaşılmıştır. Vurulan Halisdemir'in ağaçların arasına düştüğü, bu sırada diğer bir kısım askerler ile sıhhiyeci Hüseyin Oğuz'un Terzi'ye müdahale etmeye çalıştıkları, diğer bir kısım tim personelinin ise vurulan Halisdemir'i sürükleyerek karargah binasının giriş kapısının sağ tarafındaki alana yatırdıkları, bu sırada olay yerine ambulans çağrıldığı tespit edilmiştir."

Halisdemir'i götürmeye gelen ambulansı geri gönderdi

Ambulansın olay yerine geldiği, sağlık görevlilerinin Halisdemir'in nabzının çok hafif attığını, durumunun ağır olduğunu belirlediği aktarılan iddianamede, bu sağlık görevlilerinin ve ambulansın Mihrali Atmaca tarafından olay yerinden gönderildiği kaydedildi.

Darbeciler içerisinde yer almayan ve o sırada karargahta bulunan Yüzbaşı Vural Volkan Bal'ın, Halisdemir'in nabzını kontrol ettiği belirtilen iddianamede, Mihrali Atmaca'nın Bal'ı oradan uzaklaştırdığı ve beylik tabancasıyla Halisdemir'e iki el ateş ettiği bildirildi.

Sanıkların bir bölümünü taraf değiştirdi

Semih Terzi'nin ise kaldırıldığı GATA'da hayatını kaybetmesinin ardından sanıkların bir bölümünün taraf değiştirdiğine yer verilen iddianamede, bu kişilerden Mihrali Atmaca, Ahmet Muhammed Demirci ve İsmail Çınar'ın Albay Ümit Bak'ı teslim almaya çalıştığı, bu sırada çıkan silahlı çatışmada Bak'ın teslim alınmasına engel olmak isteyen emir subayı Nedim Şahin'in vurularak etkisiz hale getirildiği ifade edildi. 

Öte yandan sanıkların, darbeci unsurlara karşı nizamiye bölgesine gelen Özel Kuvvetler Komutanlığı personeli İsmail Oğuz'u da başından yaraladığı aktarıldı.

"Annem hasta" bahanesi

İddianamede, Semih Terzi'nin eşi Nazire Terzi'nin ifadesinde eşinin olaydan bir hafta önce kendisine cep telefonundan "Annem hasta, Nursel hanımı (Zekai Aksakallı'nın eşi) ara annem hasta de, ben Ankara'ya döneyim diye söyle ancak mesajı hemen sil" şeklinde mesaj gönderdiği şeklindeki beyanına da yer verildi.

Semih Terzi'nin bu şekilde Zekai Aksakallı'dan Ankara'ya gelmek için izin istediği, eşi Nazire Terzi'nin de Aksakallı'nın eşini arayıp bu bahaneyi ilettiği aktarılan iddianamede, "Tutanak ve beyanlardan da anlaşılacağı üzere darbeci Semih Terzi'nin ve eşinin darbe olayından ve atama listesinden en az bir hafta önce haberlerinin olduğu, bu nedenle Semih Terzi'nin Ankara'ya bir an önce gelmek için bahaneler ürettiği, durumu bilen eşi Nazire'nin kendisine yardımcı olmaya çalıştığı, olay günü de Özel Kuvvetler Komutanı olarak yer aldığı sözde atama listesine dayanarak Birliği devralmaya geldiği tespit edilmiştir." denildi.

AA

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.