Erdoğan darbe gecesinin bilinmeyenlerini anlattı...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan TRT Haber canlı yayınında soruları yanıtlıyor...

Erdoğan darbe gecesinin bilinmeyenlerini anlattı...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan TRT Haber canlı yayınında soruları yanıtlıyor...

04 Ağustos 2016 Perşembe 23:01
Erdoğan darbe gecesinin bilinmeyenlerini anlattı...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TRT'de Erhan Çelik ve Yaşar Taşkın Koç'un 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin sorularını yanıtlıyor.

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:

15 Temmuz'un bende inandırdığı his, ülkemde doğrusu böyle bir şeyi hissedeceksem, benim ülkemde hiç mi hiç akla hayale gelmez. Ülkedeki birlik beraberlik durumunun iyi gittiği bir zamanda böyle bir havanın estirilmesi düşündürücüydü. Haberi aldığım zaman, eniştemden inanmadım. Olmaz böyle bir şey, dalga mı geçiyorsun filan diye. Teyitler aldık, ne yapacağımızı Berat Bey ile konuşmaya başladık. Hemen atacağımız adımlarla ulaşmak istediğimiz telefonlara ulaşamadık. Daha sonra ulaşma imkanını yakaladık.

Onlarla yaptığımız açıklamaların duyurulmadığını, o anda devreye girilemediğini, o zaman yapılacak tek şey kaldı. Biz, cep telefonlarıyla bağlanalım ve cep telefonlarıyla dört ayrı kanala bağlandık. Dört ayrı kanalla sesimizi duyurma fırsatını duyduk.

Şahsımla alakalı Almanya’ya iltica istedi gibi asparagas yanlış haberler yayınladılar. Ne kitabımızda ne inancımızda böyle bir şey söz konusu olamaz. Bir şeye inanarak bunu yaptık, biz dedik ki kula kul olmayacağız. Sadece Allah’a kul olacağız.

Güvenlik ekibim, kendilerine göre tedbirlerini aldılar. Güvenlik ekibimizden iki şehidimiz var. Rabbim onlarla bizi cennetinde buluştursun. Hemen süratle çok yakın bir noktada olan helikopter pistine hareket ettik. Ailemiz hazırlanmıştı bu arada, hemen oraya geçtik.

'ÖNEMLİ İSİMLERDEN BİRİ DE PİLOTUMDUR'

Önemli isimlerden birisi de gerçekten pilotumdur. Helikopter pilotlarımız o noktada gerçekten hem can siparhane hem de çok şeyi göze alarak adım attılar. 'Yakıtım bitene kadar bunlar beni yakalayamaz' dediler. 15 dakikada Dalaman’a ulaştık. Dört ayrı noktada uçaklarımız hazır bekliyordu. Biz Dalaman’a inerek oradan uçağımıza bindik, uçağımızla hareket ederken de ilk etapta 'Sen şöyle bir kalk bakalım, ya Ankara ya İstanbul' dedik. Belli bir noktaya gelene kadar nereye ineceğimizi bilmiyordu. Biz, tabii artık gecenin kararan saatleri, helikopterle kalkışımız Dalaman’a gelişimiz 1 civarı olan bir noktaydı. Uçağımız hareketi yaptı ve Biga çevrelerindeydik ki pilotumuza “Biz İstanbul’a inelim” dedik, dedi ki 'Pist karanlık'. 'Karanlığa inemiyor musun' dedim, 'İnerim ama riski var' dedi. Bizim uçağımızın kısa mesafede durma, kısa mesafede havalanma fonksiyonu olan bir uçak. Dedi ki 'Endişem tank, kamyon, pistin üzerine koyarlarsa tehlike olur' dedim o zaman 'Pistin üzerinde birkaç tur at'. Onu yaptı.

ORAYA DA BOMBA ATARLARDI AMA YÜKLÜ DEĞİLLERDİ

İstanbul Emniyet Müdürümüzle görüştüm bu sırada. Mustafa kardeşimize teşekkür ediyorum. 15 dakika içerisinde kuleyi temizlediler, pist aydınlatıldı. Pist aydınlatıldıktan sonra piste indik, apron doluydu. Terminal önü on binlerce insan orada bekliyorlardı. İki kez, F-16 uçaklarıyla ses hızını biliyorsunuz aşmak suretiyle patlama, demek ki onlar da herhalde buraya bomba atanlar oraya da bomba atarlardı. Bomba yüklü değillerdi büyük ihtimalle.

'ÜMİT PAŞA TALİMAT VERDİ, AKINCILAR'A 12 BOMBA ATILTI'

Bunu bir kez yaptılar olmadı, bir daha yaptılar. Biz o sırada konukevine girmiş olduk. Valimiz, 1. Ordu Komutanımız ve bakanımız ufak kriz masası oluşturduk. Buradan da Genelkurmay Başkanı’nın rehin alındığını duyduk. Başbakanımızla tekrar bir irtibat kurduk. Genelkurmay Başkanlığı’na vekaleten Ümit paşayı getirmiş oldu. Başbakan Eskişehir’le kurduğu diyaloglarla Başbakandan yazılı talimat istediklerini söyledi. Ümit Paşa Eskişehirle görüşmeyi yaptı, talimatı verdi. Talimat verildikten sonra hemen Akıncılar’a bombalama başladı. 3 saat 3,5 saat içerisinde Akıncılar’a 12 bomba atıldı, pist kullanılamaz hale geldi. Akıncılar hareket merkezidir, bombalarla daha bir rahatlama oldu. İş iyice dönüverdi.

Anlatılacak çok şeyler var, tankların altına yatan, paletlerin arasından yatıp da gazi olan çıkan Sabri var. Bir kolu şu anda sakat ama kurtulacak. Bir diğer tarafta yine Üzeyir kardeşimiz kolunu neredeyse tamamen kaybetmiş vaziyette ama hala imanın gereğini o şehadete koşmanın inceliğini taşıyor. Onlar hala bize 'Siz nasılsınız reisimiz' diye soruyorlar.

'DERE GEÇERKEN AT DEĞİŞTİRİLMEZ'

İstihbarat örgütü yıpratılacak bir örgüt değildir. Eğer istihbarat örgütü ile ilgili atılacak veya yapılacak bir iş varsa bunun hükümet değerlendirmesini yapar, ona göre de bizimle de istişare ederse istişare eder, kararını alır. Sürekli televizyon programlarında istihbarat teşkilatımızın üzerine bu denli yüklenirsek istihbarat teşkilatımızı çalışamaz hale getiririz. Ben baştan beri bir şey söyledim, 'bir istihbarat zaafı vardır' dedim. Ama dünyada istihbarat zaafının olmadığı ülke var mıdır? Alın Amerika'yı, alın Rusya'yı, alın Avrupa'nın Almanyasını, Fransasını, İngilteresini hepsini... Hepsinde birçok terör eylemlerinde vesaire istihbarat zaaflarının olduğunu görürsünüz."

Yine söylemiştim, dere geçerken at değiştirilmez. Şu süreci başarılı bir şekilde atlamamız lazım. İrtibat kuramayışım, kendilerinin bulunduğu şartlar sebebi ile olabilir, kendileri de bu şekilde ifade ediyorlar. Koruma müdürüme ulaştılar. Bazı soruları kendisine, bulunduğumuz yerde herhangi bir sıkıntı var mı diye sordular. Gönlüm arzu ederdi ki keşke o anda istirahatteydim, beni kaldırmayı, benimle böyle bir görüşme yapmayı isteyebilirdi.

EN BÜYÜK PARAYI DERSHANELERDEN KAZANDILAR

Nabi Avcı Bey dönemine kadar biz dershaneler konusunda adım atamadık. Bunlar bizim kayıp yıllarımızdır. Tabii şimdi siz de başbakansınız ama bir yere kadar arkadaşlarınıza bir şeyi anlatıyorsunuz. Israr, ısrar, ısrar...Tabii daha fazla ileri gidemiyorsunuz ve en ciddi, en büyük parayı bu adamlar bu dershanelerden kazandı.

İSTİHBARATTA YENİ DÜZENLEME

Bizim tüm istihbarat teşkilatını gerek MİT gerek Emniyet gerekse Jandarma istihbarat... Şimdi jandarmayla malum polisin İçişleri Bakanlığına bağlanması süreci var ya. Dolayısıyla burada istihbaratı da aynı çatı altında koordine edebiliriz. Böyle bir çalışma. Buna yönelik bir çalışmayı bugün bana sundular. Bunu aynı zamanda Sayın Başbakan ile de değerlendireceğiz, paylaşacağız. Bundan sonra da ne gibi adımlar atarız bunları konuşacağız.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.